anasayfa arrow spor arrow Mike Tyson

Arama

Sağlık

baş ağrıları

Seçme Galeriler

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

saat

Mike Tyson PDF Yazdır E-Posta
Yazar , Yunus Emre Sezgin   
07 07 2004

Active Image        "Ben dünyadaki en sorumsuz insanım. Böyle olmamın sebebi ise ; 21 yaşındayken bana 50 - 100 milyon dolar paralar vermeniz ve benimde o kadar parayla ne yapacağımı bilemememdir. Ben getodan geldim. Nerede nasıl davranılacağını bilmiyorum..."

 
 
 
 
 

Resim Yok

Demir Yumruk: Mike Tyson 

        "Ben dünyadaki en sorumsuz insanım. Böyle olmamın sebebi ise ; 21 yaşındayken bana 50 - 100 milyon dolar paralar vermeniz ve benimde o kadar parayla ne yapacağımı bilemememdir. Ben getodan geldim. Nerede nasıl davranılacağını bilmiyorum. Birgün birinin evine girmiş hırsızlık yapıyordum, ertesi gün bana dedilerki "Dünya ağır-siklet boks şampiyonusun.". Ben kimim? Neyim? Ben bile bilmiyorum kim olduğumu. Ben sadece dilini yutmuş küçük bir çocuğum. Hergün hakarete uğruyorum. Avukatlar tarafından soyuluyorum. Sanırım şu anda benim olduğu söylenen paradan daha fazla param var. Ben sadece dilini yutmuş kavgacı bir aptalım. Ben sadece biri olduğunu sanan bir aptalım. Ve siz bana sorumluluk sahibi ol diyorsunuz?
                                                                                                                          Mike Tyson
"

          
Hayatı

Cus D'Amato ve Mike Tyson        Michael Gerard Tyson, 30 Haziran 1966'da Brooklyn, New York'ta (ABD) dünyaya geldi. Annesinin adı Lorna Smith Tyson ve babasının adı ise Jimmy "the Weasel" Kirkpatrick'tir. Çocukluğu büyük yoksulluk ve üzüntüler içinde geçti. Mike henüz 2 yaşındayken babası aileyi terk edince,
annesi Lorna bütün aileyi tek başına korumak zorunda kaldı. Brownsville'in arka sokaklarında büyüdü. Küçükken sesi peltek ve gür çıkıyordu, bu da gençler arasında bazen alay konusu oluyordu. Mike bazen bu alay eden gençlerle büyük tartışmalar yaşıyor ve olay kavga boyutlarına geldiğinde, doğuştan boks yeteneği olan Mike, yumruklarıyla konuyu çok çabuk kapatıyordu. Yaşadığı bölgede polisle sürekli başı dertteydi. Ufak suçlardan ve çevreye verdiği rahatsızlıktan dolayı sürekli aranıyordu. Çok geçmeden Mike, gittiği okuldan, sürekli kavga ettiği için atıldı. Gençler için yapılan bir rehabilitasyon merkezine gönderildi. Bu kadar genç yaşta bir saldırgan için, bu merkezin, mümkün olduğu kadar Mike'ın evi haline gelmesi için uğraşıldı.
        Mike Tyson'ın boks potansiyeli, öldürücü kroşeleri Bobby Stewart tarafından keşfedildi. 13 yaşında 90kg olan Mike, Bobby Stewart ile birkaç ay antreman yaptı ve ardından efsanevi boks antrenörü ve menajeri Constantine D'Amato (Cus D'Amato) (solda) ile tanıştırıldı.
        Floyd Patterson ve Jose Torres gibi dev şampiyonların antrenörlüğünü yapan D'Amato, ismini kullanıp Mike'ı gönderildiği rehabilitasyon programlı okulundan aldırdı. Bobby Stewart'ın gördüğü potansiyeli O da gördü ve Mike'ın antrenörlüğünü yapmaya başladı. Kısa süre sonra da yasal olarak Mike'ın velayetini üzerine aldı. Mike daha sonra yaptığı açıklamalarda, D'Amato'yu babası gibi gördüğünü belirtti.
        D'Amato, Mike'ın erken profesyonel kariyerinde, 1985'te öldü. Çoğu insan D'Amato'nun, Mike'ın hayatını düzene sokmaya çalışıp, Mike'ın verdiği huzursuzlukları ve belaları düzeltmeye çalıştığı için yorgun düşüp öldüğünü idda etti.

 Bir Efsane'nin Doğuşu

        Mike Tyson ilk profesyonel maçını 6 Mart 1985'te, New York'ta, rakibini ilk raundda nakavt ederek yaptı. İlk iki profesyonel yılında mümkün olduğu kadar çok maç yaptı. Yaptığı bütün maçları kazandı ve çoğunu ilk raundta nakavtla bitirdi. Mike'ın bu yeteneği ve yenilmez süren kariyeri medyayı da kendisine çekti. Ünlü boks menajerleri Mike'ı izlemeye geliyor, uluslararası alanda Dünya'nın en iyi boksörleri ile karşılaşmalar düzenlemek için büyük uğraşlar sarfediyordu. 22 Kasım 1986'da, henüz 20 yıl ve 4 aylıkken, Trevor Berbick ile yaptığı karşılaşmada rakibini ikinci raundta nakavat ederek, ilk Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonluğu'na ulaştı. Mike böylece, ağır siklet boks şampiyonu olan en genç boksör ünvanını da elde etti.
        Mike 20 yaşındayken, 1.75cm boyunda ve 99kg ağırlığındaydı. Vücudunun sadece %5'i yağ idi. Kilosuna göre kısa ama vücut olarak oldukça sıkıydı. Boks için muhteşem bir fiziği vardı. Boynunun çoğu insanın bacağından daha kalın ve kaslı olduğu söyleniyordu. Bu vücut, yumruklarının çabukluğu ile birleşince ortaya çıkacak görüntü çok korkutucu oluyordu.

Mike Tyson-James Smith                        Mike Tyson-Trevor Berbick
Mike Tyson-James Smith -7 Mart 1987 | Mike Tyson-Trevor Berbick -6 Mart 1985 
                                    
                 
        Rakipleri vurmaya korkuyordu, zaten vursalar pek bir zarar veremiyorlardı, ancak çok hızlı olduğu için kroşesini yediklerinde nakavt olmaları işten bile değildi. D'Amato'dan öğrendiği elleri havada gard pozisyonu, rakiplerinin nakavt darbelerini önlediği gibi, Mike'ın öldürücü yumruğu için zaman kollaması ve plan yapmasını sağlıyordu. Zamanlaması, koordinasyonu ve doğruluğu vücut orantılarıyla birleşince, Dünya'nın, Muhammed Ali'den sonra gördüğü yeni jenerasyondan olan bu boks makinesi , efsaneleşme yolunda herkesin gözü önünde ilerliyordu.
        Genç şampiyondan beklentiler oldukça yüksekti. Dünya'daki bütün üst düzey ağır-siklet boksörlerle karşılaşmalar içeren bir program düzenlendi. 7 Mart 1987, Las Vegas - Nevada'da Tyson, kemerini, James "Bonecrusher" Smith'e karşı korumak için ringe çıktı (yukarda solda) ve jürinin ortak kararı ile James'in WBA (World Boxing Association) kemerini de kendi kemerine ekledi. Mayıs ayında Pinklon Thomas'ı altınca raundda nakavtla devirdi. 13 Ağustos'ta, Tony Tucker'dan (yukarda sağda) IBF (International Boxing Federation) şampiyonluğunu aldı. Böylece Tyson, " "Yenilmemiş" Dünya Ağır-Siklet Boks Şampiyonu" oldu. 1987'de bu maçlardan başka yaptığı tek maçı, 1984 Olimpiyat Şampiyonu Tyrell Biggs ile yaptı. Bütün maç rakibinden daha üstün olan Tyson, yedinci raundta Bigg'si nakavt etti.
        1988'de Tyson üç karşılaşmaya daha çıktı. 22 Ocak'ta efsane şampiyon Larry Holmes, Tyson'la aynı ringe çıktığına çıkacağına pişman oldu ve dördüncü raundta nakavt oldu. Tyson, Mart ayında Robin Givens  ve Mike TysonTony Tubbs ile ringe çıkmak için Tokyo'ya gitti. Demir yumruk rakibine sadece iki raund şans tanıdı. 27 Haziran'da IBF şampiyonu Michael Spinks'i feci şekilde dövdü ve henüz birinci raundta 1dakika 31saniye geçmişken Spinks'i nakavt etti. Bu karşılaşmanın, Tyson'ın kariyerinin patlamasını yapacağı tahmin ediliyordu çünkü Spinks, Tyson ile karşılaşmadan önce zamanın tek yenilmez ağır-siklet boks şampiyonuydu ve Tyson, O'nu 1dakika 31 saniyede devirmişti.
        7 Şubat 1988'de aktris Robin Givens (solda) ile dünya evine girdi. Ancak Tyson'ın kariyerinin patlama hızında yükselmesi, özel hayatında da bir o kadar çalkantılara yol açtı. Ne medya, ne de yakın çevresi Tyson'ı rahat bırakmıyordu.Robin Givens, kariyerinin zirvesinde olan genç bir efsane ile evlenmişti. Ancak Tyson'ın hayatı gittikçe karışıyordu ve her geçen gün medya bu evliliğe zarar veriyordu.

 İstenmeyen Adam

        Tyson'ın özel hayatı kariyerine göre zıt bir şekilde ilerliyordu. Kariyeri son sürat çıkışta, özel hayatı ise son derece karışık ve düzensizdi. Robin Givens ile olan evliliği boşanmaya doğru gidiyordu. 1988'in sonlarında Tyson, uzun süre kendi antrenörlüğünü yapmış olan Kevin Rooney'i kovdu.Bu hareketi boks camiasında çok kötü karşılandı. Çünkü Rooney, D'Amato'nun ölümünden sonra Mike Tyson'a sahip çıkmış ve O'nu oldukça iyi eğitmişti. Rooney olmadan çıktığı maçlarda Tyson'ın hünerleri azalmıştı ve tek yumrukla nakavt edilme olasılığı da bir hayli yükselmişti. En büyük yeteneklerinden biri olan D'Amato'nun öğrettiği savunma taktiğini artık uygulayamıyor, rakiplerine daha dengesiz saldırıyor ve ringde ne yapacağını bilmiyordu.
        1989'da Tyson, hayatındaki karışıklar içinde sadece iki karşılaşmaya çıkabildi. Şubat ayında ünlü İngiliz boksör Frank Bruno (altta) ile ringde görüldü. Tyson, Bruno'yu
darmadağın etti (altta). Temmuz ayında yaptığı bir sonraki maçında Carl Williams'ı ilk raundta yere serdi.
        14 Şubat 1989'da, tam 1 sene 1 hafta önce evlendiği Robin Givens'tan boşandı.
        1990'lı yıllara girildiğinde Tyson'ın özel hayatı felaket bir şekilde dengesizleşti. Antremanları düzensizleşti ve azaldı. 11 Şubat 1990'da James "Buster" Douglas ile ringe çıktı. Bütün gazeteler, dergiler, yorumcular ve boks camiası Tyson için kolay bir maç olacağını söylüyordu. Ancak birşey herkesin gözünden kaçtı. Douglas'ın annesi maçtan üç hafta önce kansere yenik düşmüştü. Bu yüzden Douglas hayatının en duygusal anını yaşıyordu ve üç hafta sonra çıkacağı ringe annesi için çıkacağı şüphesizdi. 11 Şubat gecesi geldi. Dünya'nın gözü Tokyo'ya çevrildi ve iki devin mücadelesi beklenmeye başlandı.

Mike Tyson - Frank Bruno  
Mike Tyson - Frank Bruno -25 Şubat 1989


Mike Tyson'ın Frank Bruno'yu nakavt ettiği an.
Mike Tyson'ın Frank Bruno'yu nakavt ettiği an. 

İlk Yenilgi

        Maç süresince Tyson, Douglas'ın yıldırım gibi attığı yumruklara bir çıkış yolu bulamadı. Douglas 20cm'lik boy avantajını çok iyi kullanıyordu. Onuncu raundta 35 saniye geride kalmıştı. Douglas yaptığı yumruk ve kroşe kombinasyonlarıyla bir anda patladı ve Tyson'ı yere devirdi. Tyson kariyerinde ilk kez ringin zemininde yatıyordu ve ayağa kalkamadı. Tyson'ın 37-0'lık yenilmezlik rekoru ve ünvanı bitmişti. O ana kadar kazandığı bütün kemerler Douglas'ın oldu. Maçın en unutulmaz anı ise Tyson'ın grogi halde yerdeyken çok yavaş bir şekilde ağzından düşen dişliğini ağzına takıp, maça devam etmek istemesiydi.
        Yenilginin ardından 1991 yılında Donovon "Razor" Ruddock ile iki defa, Mart'ta ve Haziran'da ringe çıktı. Bu maçlar, ringden çok, medyanın karşısında da çok tartışıldı ve konuşuldu. Mike Tyson ile Donovan Ruddock arasında laf atmalar yaşandı. Tyson, Ruddock'a hapishane ağzıyla şu cümleleri söyledi: " Herkes senin bir travesti olduğunu ve bana aşık olduğunu biliyor. Seni benim kızarkadaşım yapacağım. Senin gibi tatlı bir şeye dokunacağım için sabırsızlanıyorum.". Tyson maçların ikisini de juri kararı ile kazandı. Ancak bazı boks otoriteleri ilk maçın hakemi olan Richard Steele'in, maçı gereğinden önce Tyson'ın leyhinde bitirdiğini belirtti. İkinci maçta ise Tyson kazandığı puanlarla rakibini yendi.

 Cezaevi

        1990lı yılların başında Tyson'ın hayatı iyice karıştı. 1991'de düzenlenen güzellik yarışması kraliçesi "Miss Rhode Island" Desiree Washington, Mike Tyson'ın kendisine Indianapolis'te bir hotelde tecavüz ettiğini iddia etti ve Mike Tyson, Indiana'da tutuklandı. 1992'de mahkemeye çıkarıldı. Mahkemeye çıktıktan sonra, 10 Şubat 1992'de tecavüz suçundan hüküm giydi ve 6 yıl cezaya çarptırıldı.
        Tyson cezaevine gönderildi ve 3 yıl cezaevinde yattıktan sonra, 1995'in Mayıs ayında serbest bırakıldı. Indiana eyalet yasalarına göre, mahkeme tarafından suçlu bulunan bir insan başka bir itiraz veya yargı süreci beklemeden cezasını çekmeye başlamak zorundaydı.
        Hapishanede geçirdiği zaman süresinde Mike Tyson, İslam dinine yöneldi ve Müslüman olarak Malik Abdul Aziz adını benimsedi.
        Daha Sonra bu Tyson/Washington davası 2002'de çekilen "Undisputed" isimli filmin senaryosu oldu. Filmin başrollerini Wesley Snipes ve Ving Rhames oynadı.
        Tyson 1995 yılına kadar hiçbir karşılaşma yapmadı. Ringe Peter McNeeley ile yaptığı karşılaşma ile geri döndü. Ardından Buster Mathis Jr. ile ringe çıktı ve iki maçı da rahatlıkla kazandı. 96'da Frank Bruno'dan aldığı WBC (World Boxing Council) kemerini gururla taktı. 1996'da WBA (World Boxing Association) kemeri için Bruce Seldon ile ringe çıktı. Seyircileri büyük hüsrana uğratıp maçı 99 saniyede Seldon'ı nakavt ederek bitirdi ve onları evlerine yolladı. Bu ünvan için Lennox Lewis'e "yoldan çekilmesi" için 4 milyon$ ödendi. Boks otoriteleri tarafından Tyson, ringlere döndüğü ilk iki maçın çok kolay olmasıyla eleştirildi. McNeeley hiçbir zaman Frank Bruno kadar olamadı ve Mathis Jr. ise hafif yumruk atan, orta düzeyde, babasının ünüyle -babası Muhammed Ali ve Joe Frazier ile ringe çıktı- ayakta kalan bir boksördü.

 "Kulak Isıran"

        28 Haziran 1997'de Mike Tyson, MGM Grand Garden Arena, Las Vegas'ta, hakemliğini Mills Lane'in yaptığı karşılaşmada Evander Holyfield ile ringe çıktı. Maçın ismi izleyiciler tarafından çoktan koyulmuştu : "The Sound and the Fury" (Şiddettin Sesi). 8 ay önce ikili arasında yapılan maçı Holyfield nakavtla kazanmıştı. Bu da Tyson için ekstra motivasyon kaynağıydı. Maç 100 milyon $ değerindeydi. Tyson 30 milyon$ , Holyfield 35 milyon $ aldı. Amerikan televizyonlarında yapılan ve izlediğiniz süre kadar para ödediğiniz "pay per view" uygulaması 49.95 $'dan başlıyordu. Dünya, düzenlenmesi için 100 milyon $ harcanan maçı beklemeye koyuldu.
        Maç saati geldi ve Mike Tyson için sorunlar ikinci raundda başladı. Holyfield'ın başı Tyson'ın sağ gözüne çarptı ve Tyson'ın gözkapağında 2-3cm'lik bir açılma meydana geldi. Birinci ve ikinci raundlarda Tyson, hakeme sürekli Holyfield'ın başını kullanarak yüzüne sert darbeler vurduğundan yakınıyordu. Üçüncü raunt başlamak üzereyken Tyson ağızlığını takmadan ringin ortasına yürüdü. Ancak maçın hakemi Mills Lane bunu farketti ve Tyson'a ağızlığına takmasını söyledi. Tyson geri dönüp ağızlığını taktı ve maça devam edildi. Tyson çok agresif dövüşüyordu ve Holyfield'ı savunmasız bir halinde yakalayıp sağlı sollu yumruklar indirmeye başladı. Seyirciler ayaklandı ve "Tyson! Tyson!" diye tezahüratlar başladı. Ansızın, üçüncü raundun bitimine 40 saniye kala, maçın gidişatını hepten değiştirecek bir olay yaşandı. Holyfield ve Tyson bütün boks maçlarında yaşanan rutin bir sarılmaya giriştiler ancak Tyson ağızlığını ağzından atıp, başını Holyfield'ın omzunun üzerine koydu ve Holyfield'ın sağ kulağını ısırdı. Tyson, Holyfield'ın sağ kulağının üst kısmını koparmıştı. Holyfield hemen Tyson'ı itti ve ringin içinde dört dönmeye başladı. Yaptığı hareketlerden canının çok yandığı belli oluyordu. Kulağını tuta tuta kendi etrafında dönmeye başladı.
        Maçın hakemi Lane ani bir mola aldı. Ring adeta panayırda öndü. Kalabalık arasından Holyfield köşesine doğru ilerlerken Tyson, O'nu sırtından çekmek için üzerine gitti ancak ringdeki kalabalık onu engellemeyi başardı. Tyson da arkasını döndü ve çok sakin bir şekilde köşesine doğru gitti. Maç dakikalarca durdu. Hakem Lane, Tyson'a 2 puan ceza verdi. Doktor Holyfield'ın kulağını inceledi ve maça devam edebileceğini söyledi.
        Maç durduğu yerden, üçüncü raundun bitimine 30saniye kaladan devam etti. 8 saniye geçmiştiki, iki boksör tekrar sarıldı ve Tyson bu sefer Holyfield'ın sol kulağını ısırmaya kalktı. Holyfield şiddetle Tyson'ı geri itti ve elleri ile "Haydi gel!" işareti yaptı. Lane bu sefer maçı durdurmadı ve raundun sonuna kadar iki boksör karşılaşmayı sürdürdü. Üçüncü raundun bitiş ziliyle Tyson, Holyfield'ın köşesine doğru gitti. Hem Holyfield'a hem de anterenörü Brooks'a saldırmaya başladı. Ring gene karmakarışık oldu. Herkes ringe girdi. Tyson önüne çıkan herkese yumruk sallıyordu. Bir polis memuruna bile vurmuştu. Ortalık yatıştı. Tyson durduruldu ve sunucu Jimmy Lennon Jr. salona, Tyson'ın maçtan, Holyfield'ın kulağını iki kez ısırması veya ısırmaya kalkması dolayısı ile hakem Mills Lane tarafından diskalifiye edildiğini açıkladı.
        Soyunma odasına doğru giderken, izleyicilerden biri Tyson'ın yüzüne su fırlattı. Tyson zaten çok öfkeliydi ve gördüğü ilk demirden seyircilerin oturdukları yere tırmandı ve su atan kişiye yöneldi. Merdivenlere doğru giderken yardımcıları tarafından engellendi ve soyunma odasına zorlada olsa sürüklendi. Tyson bokstan uzaklaştırıldı ve lisansı askıya alındı.
        Tyson'ın maçtan sonra yaptığı basın açıklaması:
        "Holyfield bana birinci raundda kafa attı, ikinci raundda da attı. Attığı her kafadan sonra durup O'nun yüzüne baktım ama O gözlerimin içine baka baka bana kafa atmaya devam etti. Buna rağmen kimse O'nu uyarmadı, puanlarını almadı, ne yapmam gerekiyordu? Bu benim kariyerim, böyle kafa yiyerek bu kariyerimi sürdüremem, bakmak zorunda olduğum çocuklarım var. Buna rağmen bana kafa atmaya devam etti ve benim de bir cevap vermem gerekiyordu. Holyfield kendisi söylediği gibi bir savaşçı değil. Kulağının ucunda ufacık bir sıyrık var ve maçı bırakıyor. Sayesinde benim maçta tek gözüm kaldı. Kulakların ne önemi var. Sadece bir gözüm var, şu gözümün haline bir bakın ama O bir gözümü alsın bende bir tane daha var. O dövüşmek istemedi. Ben istiyorum. Şu anda bile onunla dövüşürüm. Saygısızca maçı bıraktı. Bakın şu gözümün haline, baksanıza! Bu halimle çocuklarım benden korkacak.Şu halime bakın!"

 Kariyerinin Sonları

        Tyson 31 Ağustos 1998'de bir araba kazası sonrasında iki kişiye saldırdığı için mahkemeye çıkarıldı. 5 Şubat 1999'da mahkeme kararını açıkladı ve Tyson 5000 $ tazminat ödedi ve 2 yıl mecburi kamu hizmeti cezasına çarptırıldı. 
        Mike Tyson, Ocak 1999'da Güney Afrikalı Francois Botha ile ringe çıktı. Beşinci raunda kadar Mike Tyson'ın yüzündeki dövmeBotha'nın üstünlüğü ile giden maçta, Tyson sağ kroşesini yıldırım gibi çıkardı ve Botha'yı yere serdi. Botha birdaha kalkamadı ve Tyson maçı nakavt ile kazandı.
        9 ay yaptığı kamu hizmeti sonrasında mahkeme cezayı kısalttı ve Tyson'ı serbest bıraktı. 23 Ekim 1999'da, Orlin Norris ile ringe çıktı. Tyson, birinci raundun bitiminde çalan zilin ardından, Norris'e dirsek atarak yere indirdi. Norris yere düştükten sonra dizini incittiğini ve maça devam edemeyeceğini söyledi.
         2000 yılında Tyson üç maç yaptı. İlk maçı Manchester-İngiltere'de, MEN Arena'da, Julius Francis ile yaptı. Tyson'ın, İngiltere'ye girişine izin verilip verilmemesi yönünde büyük tartışmalar yapıldı. Ancak maç gerçekleşti ve Tyson maçı, Francis'i ikinci raundda nakavt ederek kazandı.. Ardından Temmuz 2000'de, Lou Savarase ile Glasgow'da ringe çıktı ve 38 saniyede nakavtla maçı bitirdi. Fakat hakem araya girdikten sonra da Tyson yumruk atmaya devam etti ve hakem iki boksörü ayırmaya çalışırken yumruklardan birine hedef oldu ve yere serildi. Ekim ayında tartışmalarla Mike Tyson - Andrew Golota maçı beklenilmeye başlandı. Maç başladı ve üçüncü raundta Golota maçı bıraktı. Tyson kazanmıştı ancak doping testinden geçemeyince maçın galibi kimse olamadı.
        2001 yılında Tyson sadece bir maça çıktı. Kopenhag'da Brian Nielsen ile yaptığı karşılaşmayı, yedinci raundta Nielsen'i nakavt ederek kazandı.

        Tyson 2002'de, Las Vegas-Nevada'da Lennox Lewis ile bir boks maçına çıkacaktı ancak Las Vegas yasalarına göre Tyson'ın cinsel taciz suçlamalarına hedef olmuş biri olarak eyalete girmesi yasaktı. Tyson yaptığı her röportajda Lewis'e sataşıp "Senin kalbini istiyorum..Senin çocuklarını yemek istiyorum.." gibi laflar ediyordu. Bir basın toplantısı düzenlendi ve maçın Las Vegas'ta yapılma olasılığının olmadığı belirtildi. Böylece Tyson-Lewis maçı Memphis, Tennessee'ye taşındı. Lewis bütün maç boyunca üstün taraftı ve sekizinci raundta Tyson'ı nakavt etti.

        22 Şubat 2003'te, tekrar Memphis'te, Clifford Etienne'le ringe çıktı. Maçı 49 saniyede nakavtla kazanan Tyson yine hedef tahtasıydı. Maça iyi hazırlanmadığı, Las Vegas'ta partilere katıldığı ve yüzüne yaptırdığı yeni dövmesi (sağda) yüzünden antreman yapmadığı söylendi.
        Ağustos 2003'te, yıllarca süren finansal sorunların ardından, Tyson'ın sonunda iflas ettiği açıklandı. Banka hesabında sadece 5000$ olduğu belirtildi. Hayatında olan bütün olumsuzluklara karşı 2003 yılında, Ring Magazine tarafından gelmiş geçmiş en iyi 100 boksör sıralamasında 16. seçildi.
31 Temmuz 2004'te Tyson bir "geri dönüş" maçına, Lousville, Kentucky'de İngiliz Danny Williams ile karşılaşmaya gitti. Tyson ilk iki raundu domine etti. Üçüncü raundun başlarında Williams, hileli hareketler yapmaya başladı ve ceza puanları yedi. Dördüncü raundta sürpriz bir şekilde Williams, Tyson'ı nakavt etti. Maç sonrasında Tyson'ın tek bacakla dövüştüğü, diğer bacağının bağlarında bir kopma olduğu açıklandı. Bu Tyson'ın kariyerindeki beşinci yenilgisiydi. Maçtan 4 gün sonra bacağından ameliyat oldu.. Menajeri Shelly Finkel, Tyson'ın bacağındaki sorunu yüzünden hasara yol açacak sağ kroşelerini atamadığını belirtti.

 Elveda

        11 Haziran 2005'te, boks dünyasını şok ederek, kariyerinde ilk defa, İrlandalı Kevin McBride ile yaptığı karşılaşmanın yedinci raundunda, ringden çekildi. Yaptığı son dört maçın üçünü kaybeden Tyson, boksu yakın bir zamanda bırakabileceğini, dövüşmek için kalbinin ve cesaretinin artık yeterli olmadığını belirtti. Kısa bir süre sonra da boks kariyerinden emekliye ayrıldığını açıkladı.
Tyson hayatı boyunca halktan aşırı ilgi görmüştü ve emekliye ayrıldıktan sonra da bu ilgi devam etti. Birçok websitesinin ve şirketin reklamını yaptı. Nisan 2005'te, bir websitesinin reklamını yapmak için New York'ta bir striptiz klübünün çatısında parti veren bir grup striptizciye katıldı. Ardından Nintendo'nun piyasaya sürdüğü popüler boks simülasyonu "Mike Tyson's Punch Out!" oyununa ismini verdi.
        3 Haziran 2005'te USA Today gazetesine verdiği röportajda ; "Benim bütün hayatım bir israf. Bütün hayatım boyunca başarısız oldum. Sadece kaçmak istiyorum. Kendimden ve hayatımdan utanç duyuyorum. Misyonu olan bir insan olmak istiyorum. Sanırım bunu, insanlara saygınlığımı kaybettirmeyerek, onların benim izimi sürmelerine engel olarak başarabilirim. Hayatımın bu kısmını mümkün olduğunca çabuk bitirmek istiyorum. Bu ülkede güzel olan hiçbirşey benim başıma gelmeyecek. İnsanlar beni çok yüksekte gösteriyorlar. Bu imajı yok etmek istiyorum." dedi.
        Tyson şu anda zamanının büyük bir kısmını Phoenix, Arizona'daki büyük bir kümesi bulunan evinde, yaklaşık 350 güvercini ile geçiriyor.Evini, Meatball (köfte) adını verdiği küçük köpeği ile paylaşıyor. İngilizlerin düzenlediği, MMA (Mixed Martial Arts) organizasyonu olan karışık savaş sanatları turnuvası World Cage Fighting Championship'e (Dünya Kafes Dövüşü Şampiyonası) hakem olarak yazıldı.
        24 Mayıs 2006'da Tyson, Top Rank Inc ile boks maçlarında yorumcu ve spiker olarak bir anlaşma düzenlemek üzere yapımcı Bob Arum ile irtibata geçti. Yakın zamanda Tyson tekrar mikrofon arkasına geçecek. Ancak bu sefer gözleri sert ve kızgın bakan, her zaman terli, konuşurken arasıra bir aslan gibi hırıldayan, rakiplerine maçlardan önce tehditler savuran bir boks makinesi olarak değil, yumrukları izleyip, onlara değerlendirme yapan sakin bir yorumcu olarak...

        Hayatında başına gelen ilginç olaylar:

       »» Tyson'ın kalın ve diğer insanlardan farklı olan sesi hayatı boyunca komedyenler ve aktörlere malzeme oldu.
       »» Hapishanede ezan sesini duyduktan sonra Müslüman olduğu söyleniyor.
       »» Boks ve Tyson fanatikleri çoğu zaman Tyson tarafından hüsrana uğratıldı. Çünkü 2 saat,   hatta bazı ülkelerde saat farkı olduğundan dolayı sabaha kadar bekleyen Mike Tyson fanatikleri, Tyson'ın ringe çıkıp daha ilk raundda,veya çoğu zaman ilk 50 saniyede maçı bitirmesi, hayranlarını fazlasıyla hayal kırıklığına uğrattı.
       »» 2003 yılında K1 dövüş organizasyonuna katılacaktı fakat daha önce yaşanan olaylar nedeniyle Japonya'ya girişi yasaklandığı için bu planı suya düştü.
       »» CAPCOM'un ünlü dövüş oyunu Street Fighter serilerindeki Balrog isimli dövüşçünün Japonya'da çıkan versiyonundaki asıl adı Mike Bison'dır ve bir boksördür. Bu karakter Mike Tyson'a benzetilerek yapıldı. Oyun çok tutulup Dünya piyasalarına girme kararı alınınca, CAPCOM , Tyson tarafından herhangi bir dava açılması söz konusu olmasın diye Mike Bison'ın ismini, oyunun Avrupa ve Amerika'daki versiyonunda Balrog olarak değiştirdi. 

Lakapları 
 "Iron Mike"
"Kid Dynamite"
"Baddest Man on the Planet"

Boks Kariyeri
Yaptığı toplam maç
58
Galibiyet
50

Nakavt ile galibiyet

44

Mağlubiyet

6

Beraberlik - No contest

0 - 2

 

 

 
< Önceki
eXTReMe Tracker